SAHİH-İ MÜSLİM

Bablar Konular Numaralar

AHMED DAVUDOĞLU

101 NOLU HADİSİN ŞERHİ:

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadîsinde: «Kim yemin edecekse Allah'a yemin elsin»  diğer bir hadislerinde: «Şüphesiz ki Allah size babalarınıza yemin vermeyi yasak eder.» buyurmuşken burada kendisi niçin ayni şeyi yapmıştır diye bir suâl hatıra gelebilir. Bu suâlin cevabı şudur: Babaya yemin, hakikatte yemin değildir. Araplar söz arasında bunu söylemeyi âdet edinmişlerse de onunla yeminin hakikatini kasd etmezler. Nehiy hadîsi, yemininin hakikatini kasdedenler hakkındadır. Çünkü hakiki yeminde kendisine yemin edilen şeyi büyütme ve onu Allah'a benzetme ma'nası vardır.

 

Bazıları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu yemini, Allah 'dan başkasına yemin yasak edilmezden önce etmiş olmasını muhtemel görürler. Bir takımları da:

 

«Babaya yemin, Allah'dan başkasını ta'zim olacağı için yasak edilmiştir. Nebi (S.A.V.) hakkında böyle bir şey düşünülemez; binaenaleyh ona bu türlü yemin caizdir.» demişlerdir. Yahud: «Babasına and olsun, eğer doğru söyledi ise cennete girdi» cümlesi, ondan önceki:  «Felaha erdi» cümlesinin tefsiridir. Bu cümle:

 

«İman-ı Kâmil için şehâdet getirmek kâfidir. Günah işlemenin bir zararı yoktur. Zira şirkten başka bütün günahlar affolunur.» diyen mürcie taifesine red cevâbı teşkil etmektedir. Çünkü cennete girmek suretiyle felaha kavuşmanın, farz ibâdetlerden hiç bir şey noksan etmemeye mütevakkıf olduğu bu cümle ile beyan edilmiştir.

 

Bu hadîs, islâmın erkânından bir rükn-i rekin olan namazın beş vakit olduğuna ve bu namazların mükellef olanlar tarafından her gün, her gece kılınması icabettiğine delildir. Başka hadîslerde namaz mutlak zikredilmiştir.

 

Vitir ve bayram namazlarının vâcib olmadığına kail olan cumhuru ulemâ bu hadîsle istidlal ederler. Ebû Hanife ile bir takım ulema' vitir ve bayram namazlarının vâcib olduğuna kaildirler.

 

Ramazan orucundan maada hiç bir orucun farz olmadığı da bu hadîsin hükümleri cümlesindendir. Bu cihet ittifâki ise de ramazan orucu farz kılınmazdan önce Âşûra orucunun farz olup olmadığı ihtilaflıdır. Ebu Hanife'ye göre farzdı. İmam Ş â f i î'nin de bir kavli budur. İkinci kavline göre Âşûra orucu mendub idi. Hadis-i şerif malda zekâttan başka alınacak hak olmadığına da delildir.